13 Aralık 2018 Perşembe

DÜNYADA İLK KİLİSELER NEDEN EGE BÖLGESİNDE KURULDU?

Evanjelist ve Kabalistlere göre kurulacak“Tanrı İmparatorluğu’ndan önceki son seferde fethedilecek ülke Edom, yani Anadolu‟dur.
15 Temmuz, gerçekte Tapınakçı, Evanjelik bir yapı olan FETÖ eliyle Türkiye'ye verilen bir uyarı mesajıydı. Peki, neden Türkiye?Durum şu; Evanjelikler için 7 inayet dönemi kilisesinin 7'si de Türkiye'de bulunmaktadır. Efes Meryem Ana Kilisesi, İzmir, Bergama, Akhisar, Salihli, Alaşehir ve Pamukkale. Bunlardan Evanjelikler için en kutsal olanı Bülbül Dağı'ndaki Efes Meryem Ana Kilisesi'dir. Yuhanna'nın esinleme kitabı bu 7 kiliseye gönderilen 7 mektupla başlıyor. Çünkü İsa, öğrencisi Yuhanna'ya 7 kiliseye 7 mektup göndermesini buyurmuştur. Bu kiliselerin Türkiye'de olmasını buna Amik Ovası ve Dicle'nin Kabala'daki kutsiyetini hatta Fırat Irmağı'nın da İncil'deki kutsiyetini eklersek Türkiye'nin nasıl bir bela ile karşı karşıya olduğunu daha iyi anlarız.
Bundan iki bin yıl önce Türkiye topraklarını baştan aşağı dolaşan, Hristiyanlığın o zamanın Roma İmparatorluğu'nda yayılmasında kendisine kilit rol biçilen Tarsus'lu Aziz Pavlus -ya da Aziz Paul- Türkiye'de kurduğuna inanılan birçok kiliseyle bilinir.
Hristiyanlığın ilk kilisesi Hatay ilimizde bulunan St. Pierre Kilisesi ; İ.S. 29 yılında Antakya'ya gelen Aziz Piyer tarafından kurulur. İnşa edilmiş bir yapı değil, aksine bir mağaradır. MS 53-56 tarihlerinde misyoner Pavlus tarafından Anadolu’nun Ege bölgesinde ise Hristiyanlığın inşaa edilmiş ilk 7 kilisesi kurulmuştur.
Yedi Kilise, Roma İmparatorluğu döneminde kurulmuştur, her bir kilise kurulduğu yerin Roma dönemindeki adıyla anılır:
· Efes (Ephesos) (Selçuk) - (Efes metropoliti)
· İzmir (Smyrna)
· Bergama (Pergamon)
· Salihli (Sardes)
· Alaşehir (Philadelphia)
· Denizli (Laodikeia)
· Akhisar (Thyateira)
Hristiyanlığı kabul ederek Aziz Pavlus (St.Paul) adını alan Tarsus'lu Saul, önce bir Roma komutanı olarak hristiyanlığı yok etmeye çalıştı. Dışarıdan bunu başaramayacağını anlayınca baş havari Petrus'a giderek, aralarına katılıp hristiyan olmak istediğini bildirdi. Petrus onu kabul etti ama günahlarının kefareti olarak incil'i tebliğ etmesi için Roma, Doğu Avrupa ve Anadolu'ya uzun gezilere yolladı.

Aziz Petrus, İsa'nın on iki havarisinden biridir. Katolik Kilisesi'ne göre ilk Papa veİsa'nın varisidir. Hristiyanlığa ruhban anlayışını sokan kişidir. İsa'nın ölümünden sonra Hristiyanlar onun etrafında kenetlendiler, Romalıların tüm saldırılarına karşı inançlarını korudular, bunda Petrus'un büyük bir katkısı vardı. Bir gün Pavlos, Barnabas'ın himayesinde Petrus'a gelerek Kilise'ye katılmak istediğini söyledi, gördüğü vizyonlardanbahsetti. Ne kadar günahkar olsa da döndüğünü söyleyen kişiye şans tanımak gerektiğine inanan Petrus ona bu fırsatı tanıdı.
İlk dönem hristiyanlık mezheplerinden olup Uşak ilinde ortaya çıkıp 3 kıtada etkili olan “Montanizm” ise öğretilerini Aziz Pavlus’a dayandırır. Yahudilik içerisinde bir tecdit hareketi olarak zuhur eden Hristiyanlığın ilk dönemlerinde ilk Hristiyanlar kendilerini Yahudi veya diğer havarilerin, Pavlus’un takipçileri olarak görüyorlardı.
Mesnevî"de Geçen “Taassup Yüzünden Hıristiyanları Öldüren Yahudi Padişahın Hikayesi”ndeki Vezir, Aziz Pavlus olduğu iddia edilir.Sözünü ettiğimiz hikaye Mesnevî"nin birinci cildinde 321-739. beyitler arasında yer almaktadır:
Hükümdar vezire sordu ki o halde ne tedbir alalım? Bu hilenin, bu yalanın –Yani İseviliğin- yayılmasına mâni olmanın çaresi nedir? Tâ ki dünyada Nasrâniliğini ilan eden, yahut gizli din kullanan bir Hıristiyan kalmasın. Vezir dedi ki: Şahım, kulağımı ve elimi kestir ve acı bir hüküm ile burnumu ve dudağımı yardır. Ondan sonra beni darağacının altına getir. O sırada bir şefaatçi çıksın ve senden affımı istesin. Bu işi tellal çağrılan ve kalabalık olan dört yol ağzı bir meydanda yaptır. Ondan sonra beni yanından uzaklaştır ve uzak bir şehre sür ki, Hıristiyanlar arasında şer ve fitne çıkarayım. Gizli olarak diyeyim ki: Ben sırren Hıristiyan"ım.
Vezir bu hileyi sayıp dökünce, hükümdarın kalbindeki endişeyi tamamıyla izâle etti. Hükümdar vezirin dediği siyaseti onun hakkında yaptırdı. Ahali ise vezirin cürümü ve cezası karşısında hayran kaldı. Hükümdar veziri, Hıristiyanların bulunduğu memlekete sürdü. O da gittiği yerlerde onları davete başladı. Yavaş yavaş mezhebine girmek suretiyle yüz binlerce Hıristiyan vezirin başına toplandı. Vezir o cemaate İncil"in, zünnarın, namazın esrarını gizlice anlatıyordu. Vezir zâhirde din hükümlerinin vâizi idi. Lâkin batında ve hakîkatte kuşbazların ıslığı ve tuzağı gibiydi. Bundan dolayı ashaptan bazıları, Resûl-i Ekrem (s.a.v.)"den insanı azdıran nefsin hilesine dair malumat isterlerdi... Hıristiyanlar tamamıyla o vezire tabi oldular. Zaten avam insanların taklit kuvveti nedir ki? Vezirin muhabbetini kalplerine ektiler. Kendisini İsa"nın vekili farz ettiler. O vezir hakikatte tek gözlü ve melun bir deccal idi.
O kafir vezir ki din nasihatçisi kılığına girmiş, hile ile bâdem helvasına sarımsak karıştırmıştı. Kuvve-i zaikası olanlar –yani ağzının manevi tadı yerinde bulunanlar- vezirin sözlerindeki lezzet arasında bir de acılık duyuyorlardı. Vezir nükteli sözler söylüyordu. Lakin o sözler, içine zehir karıştırılmış şeker şerbeti gibi idi. Vezirin zahiri kelamı: Hak yolunda gayretli ol diyordu. Zımnen ve fiilen ise rûha atâlet ve miskinlik tavsiye ediyordu...
Neticede azgın filler gibi birbirlerine girdiler. Yüz binlerce Hıristiyan maktul düştü. Kesilmiş başlardan tepeler peydâ oldu. Sağdan, soldan kan selleri aktı, havaya dağlar gibi tozlar kalktı. Vezirin ektiği fitne tohumları, o ölülerin başlarına afet olmuştu.
Aziz Pavlus yaptığı gezilerde Kudüs'ten çok kendisine bağlı Pavlik kiliseleri oluşturdu, Petrus'a rağmen sünneti ve domuz yasağını kaldırdı, teslis (üçleme) inancının yerleşmesini sağladı.
Yuhanna İncilinin başlangıcında geçen logos öğretisi felsefe kökenli bir kavramın dinsel ifadesidir. Hıristiyanlık: 'göklerdeki (babanın insanlara mesajıdır. babaya duyulan sevginin her şeyin önüne geçmesini isteyen bu öğreti, bu isteğe uyanlara Tanrının krallığını vaat etmiştir. İsa, insanların kefaretini ödemek için çarmıha gerilmiştir.
Pavlus’un Hıristiyan da olsa, içsel olarak Musevi kaldığını biliyoruz. Yahudi geçmişini hiçbir zaman inkâr etmemiştir .
Pavlus, kimi Hristiyan teologlarına göre, başta Tanrı anlayışı olmak üzere Tanrısal hukuk ve sünnet gibi birçok konuda Tarihsel İsa öğretileriyle çelişen inanç ve uygulamaları başlatan kimse olarak, kimi Hıristiyanlarca da Hıristiyanlık dinini tahrif eden kimse olarak değerlendirilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme