13 Temmuz 2018 Cuma

Ender Bilar Kitapları



Almanya kütüphanelerindeki incelemelerim /
Bilar, Ender
İstanbul : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1992 (Acar Matbaacılık)
KİTAP
MK Yer No
1993 AD 2667

uygun
1

Edirne çarşıları ve yitirilen tarihi eserler /
Bilar, Ender Onur, Oral Yılmaz, Tayyip
Edirne : TKD Edirne Şubesi, [1989?] (İstanbul : Acar Matbaacılık Tesisleri)
KİTAP
MK Yer No
1989 AD 1581

uygun
2

"Kitap, kütüphane ve okuma" ile ilgili :
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1993 (İstanbul : Acar Matbaacılık)
KİTAP
MK Yer No
1993 AD 7366

uygun
3

Mimar Sinan ve Selimiye Camii /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1994 (Acar Matbaacılık)
KİTAP
MK Yer No
1994 AD 4076

uygun
4

Edirne'nin kültür hayatında Dr Ratip Kazancıgil /
Bilar, Ender
Edirne : Bilar Ender, 2010.
KİTAP
MK Yer No
2010 AD 9609

uygun
5

"21.yüzyılda Üniversite Kütüphanelerimiz" sempozyumu bildirileri, 22-24 Ekim 1998 /
Bilar, Ender
Edirne : Trakya Üniv. Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Bşk., 1999
KİTAP
MK Yer No
2000 AD 8295

uygun
6

I. Edirne Tıp Tarihi Günleri bildirileri (3-4 Ekim 2001) :
Bilar, Ender
Edirne : Trakya Üniv., 2001.


Trakya Üniversitesi uluslararası bilimsel yayınlar kataloğu -2001- /
Bilar, Ender Demirelli, Bahattin Eldurmaz, Nazan
Edirne : Trakya Üniv., 2002
KİTAP
MK Yer No
2005 AD 2556

uygun
8

Edirne'nin basın-yayın tarihi (1361-2006) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Valiliği, 2006 (İstanbul : Acar Basım)
KİTAP
MK Yer No
2006 AD 15452

uygun
9

Edirne'de yükseköğretim ve Trakya Üniversitesi /
Bilar, Ender Sezen, Rasim
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 2005 (İstanbul : Acar Basım)
KİTAP
MK Yer No
2005 AD 11852

uygun
10

Edirne'nin basın-yayın tarihi (1361-2006) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Valiliği, 2006 (İstanbul : Acar Basım)
KİTAP
MK Yer No
2006 AD 14844

uygun
11

Edirne'de yükseköğretim ve Trakya Üniversitesi /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şb., 2005.
KİTAP
MK Yer No
2006 AD 9584

uygun
12

Yazılı kültürden dijital kültüre Kırkpınar /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 2005 (İstanbul : Alkan Matbaası)
KİTAP
MK Yer No
2006 AD 1717

uygun
13

Kütüphaneciliğimiz ile 21. yüzyıla /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1999 (İstanbul : Acar Matbaacılık



Tarihi başkent Edirne'de kültür /
Bilar, Ender
Edirne : Ender Bilar, 2008.
KİTAP
MK Yer No
2008 AD 2838

uygun
15

Edirne'nin basın-yayın tarihi (1361-2006) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Valiliği, 2006, (İstanbul : Acar Basım).
KİTAP
MK Yer No
2009 AD 11328

uygun
16

Edirne'nin basın-yayın tarihi (1361-2006) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Valiliği, ©2006 (İstanbul : Acar Basım)
KİTAP
MK Yer No
2009 AD 11291

uygun
17

Kütüphaneciliğimiz ile 21.yüzyıla /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1999.
KİTAP
MK Yer No
2014 AD 43415

uygun
18

1. Edirne Sarayı Sempozyumu bildirileri, 25-27 Kasım 1995, Edirne /
Bilar, Ender
Edirne : Trakya Üniversitesi, 1999.
KİTAP
MK Yer No
2011 AD 15784

uygun
19

Mimar Sinan ve Selimiye Camii /
Bilar, Ender
Edirne : Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları, 1994.
KİTAP
MK Yer No
2014 AD 36207

uygun
20

Edirne'nin kültür ve sanat yaşamında Tayyip Yılmaz /
Yılmaz, Tayyip Bilar, Ender
Edirne : Edirne Belediye Başkanlığı, 2015


Kırkpınar yağlı güreşleri festivali almanağı (1984-2017) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Belediye Başkanlığı, 2017
KİTAP
MK Yer No
2018 BD 19512

uygun
22

Kırkpınar yağlı güreşleri festivali almanağı (1923-1983) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Belediye Başkanlığı, 2017
KİTAP
MK Yer No
2018 BD 19513

uygun
23

Kırkpınar yağlı güreşleri festivali almanağı (1361-1922) /
Bilar, Ender
Edirne : Edirne Belediye Başkanlığı, 2017

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Milliyet; Kubbealtı Lugatı

MİLLİYET

(ﻣﻠّﻴّﺖi. (Ar. millі “milletle ilgili”den yapma mastar eki -iyyet ile milliyyet) [Türkçe’de türetilmiştir] 
1. Millî vasıf ve nitelikleri taşıma, millî olma durumu: Milliyet ve Türklük fikrini franmasonluk efsânesiyle boğuyorlardı (Ömer Seyfeddin). Milliyet muhabbetini insan sâde gazete sahifelerinde, meclis salonlarında değil böyle minimini bir isimde, bir köylü kızının yüzünde okuduğu zaman derinliğini görüyor ve duyuyor (Refik H. Karay). Öyle sinmiş bu vatan semtine milliyyetimiz / Ki biziz hem görülen hem duyulan yalnız biz (Yahyâ Kemal). 
2. Bir kimsenin mensup olduğu millet: “Milliyeti meçhul gruplar.” 
● Milliyet-perver Bk. MİLLİYETPERVER

MİLLİYETÇİ

sıf. ve i. Milliyetçiliği benimseyen, milliyetçilikten yana olan (kimse), milliyetperver, ulusçu: Meselâ çok milliyetçidir o. Ben hiçbir şey değilim. Onun fikirlerini de kolayca kabul edebilirim (Peyâmi Safâ). Ama unutmayın, insan milliyetçi olmadan insâniyetçi olamaz (Ahmet Kabaklı).

MİLLİYETÇİLİK

i. 
1. Milletini sevme, milletine bağlı olma ve milletinin menfaatlerini kendi çıkarlarının üstünde tutma, milliyetperverlik, ulusçuluk: Batı karşısında ister istemez milliyetçi olacağız, ama bu milliyetçiliğin terkîbi üzerinde duracağız; bu da îman (Cemil Meriç). 
2. Milletin hürriyetini, bağımsızlığını herhangi bir biçimde kısıtlayacak her türlü anlaşma, birleşme, yabancı tesir ve baskıya karşı çıkan, milletinin yüceliğine inanan ve ona yalnız kendi gücüyle başka milletler yanında üstünlük sağlayacak bir siyâset tâkip etme hakkının tanınmasını savunan doktrin, ırkçılık, nasyonalizm.

MİLLİYETPERVER

(ﻣﻠّﻴّﺖ ﭘﺮﻭﺭsıf. ve i. (Ar. milliyyet ve Fars. perver “besleyen” ile milliyyet-perverMilletini seven, milletine bağlı olan (kimse), milliyetçi: Fransızlar da onlar kadar milliyetperverdir (Yahyâ Kemal).

MİLLİYETPERVERLİK

i. Milliyetperver olma durumu, milliyetçi olma: Oğlunun bu milliyetperverliği hoşuna gitti (Ömer Seyfeddin).İstanbul’un okur yazar gençleri arasında mîmârî bir milliyetperverlik hüküm sürüyordu (Ahmet Hâşim).

10 Temmuz 2018 Salı

Akdeniz'in sahibi olmak

ABD, Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşında asıl plan Akdeniz'in sahibi olmak. PEKİ BU NASIL OLACAK? ABD'li şirketler Çin'de çok ucuz maliyetle üretim yaptırmakta.

ALTERNATİF GEREKİYORDU.
Bu bulundu! ABD, Çin'de yaptığı üretimi yine düşük maliyetli olarak Fas, Tunus, Cezayir ve Mısır'da hayata geçirecek. Trump bu hamleyi yaparken Çin'in gardını yere indirecek, Yeni İpek Yolu için de merkezi Washington'a çekecek. OLAY KABACA böyle...

PEKİ BU NASIL OLACAK?

Kuzey Afrika ülkelerinin önemi, Akdeniz'deki petrolden sonra arttı.
Mısır 70 dolar, Cezayir 130 dolar, Tunus 140 dolar, Fas 200 dolar olan aylık asgari ücret rakamları, ABD'nin üretim üssü olmaları için çok uygun.
Bu 4 ülke büyürken, Çin gerileyecek, frene basacak! 4 ülke de Akdeniz'de Washington'ın tüm planlarına 'Evet' diyecek. Bu büyük planın yüzde 40'ı tamamlandı. Şimdi Çin'e karşı uygulanan verginin yasallaşması bekleniyordu. Bu da gerçekleşti.
Aylardır hazırlanan Mısır, Cezayir, Tunus ve Fas üretime başlamak üzere. APPLE'ın bile üretim üssü Mısır olacak. ABD'nin bu planını engelleyebilecek bir oluşum yok.
Eğer karşı çıkan olursa, Akdeniz'deki NATO ve Amerikan üsleri devreye girecek. Rusya'da ABD'nin planlarına "dur" diyebilecek güç olmadığına göre Akdeniz, Amerikan petrol yatakları gibi algılanabilir artık...
Daha önce çok yazdım.


İKİNCİ BÜYÜK SAVAŞ'tan sonra yatırımlar ALMANYA ve JAPONYA'ya gitti. Bombaların atıldığı yerler büyüyordu. Garip bir oyundu. Daha sonra aynı oyun ÇİN'e taşındı. Orası ayağa kaldırıldı. Ancak ÇİN koştu. Depar attı. Rekor kırdı.

Günün sonunda İPEK YOLU'nu kendi başına yapmaya karar verdi.

Çin'in performansı Washington'ı dışarıda tutuyordu. Yani ABD'yi çöküşe götürüyordu. SAVAŞLAR hep bombayla olmazdı.

Ticaretle ABD'yi toprağa gömeceklerdi. Aslında Çin'in Yeni İpek Yolu'nu ABD dışında kurgulaması anlaşılabilir bir durumdu.

Ancak ABD'nin buna sessiz kalması ihtimal dışıydı ve öyle de oldu.
Çin ekonomik olarak çok güçlü gibi görünse de gerçek böyle değil.
Çin elindeki her 5 doların 3 dolarını kullanmak için ABD'nin onayını almak zorunda.
Çünkü uluslararası bankacılık sisteminde tek patron Washington.
Bunu Pekin de gayet iyi biliyor.
ABD ile ticaret savaşı, Çin için büyük risk. O nedenle ciddi bir güç ve ülkeler birliği gerekiyor. Şangay Örgütü'nün ABD'ye karşı açık bir savaşın içinde olmayacağını düşünürsek, Çin için tek çıkar yol Yeni İpek Yolu projesinde Washington'ı büyük ortak olarak kabul etmek. Zaten satranç da bu nedenle oynanmakta...

Eğer ABD planını uygulayabilirse işler tamamen değişecek.

TEK GÜÇ OLARAK YOLUNA DEVAM EDECEK! Çin'i bitirerek hem tek süper güç olacak hem de Akdeniz'deki enerjiyi kullanarak Avrupa, Ortadoğu ve Asya'yı yönetecek. Rusya, Çin'i uyardı.
Hatta Putin bizzat Çin lideri Cinping'i aradı. Ticaret savaşının boyutlarının sıradan olmadığını anlattı.
Ancak Çin, yeni düzenle birlikte artık geride kalmak istemediklerini ve ABD ile karşı karşıya gelecekleri günü yıllardır beklediklerini söyledi.
Amerikan ticaret sisteminin kuralları da yeniden yazılacak.
Akdeniz ülkelerinden gelecek mallara uygulanacak vergiler yüzde 10'a indirilecek. Özellikle Kıbrıs da bu sistemin bir parçası olacak. Kıbrıs'ta kurulacak yeni üretim tesisleriyle birlikte çok daha güçlü, çok daha etkin bir yapı, Avrupa'nın tüketim ihtiyaçlarını da karşılayacak.
Mısır, Cezayir, Tunus ve Fas da NATO'nun üsleriyle birlikte yeni bir modele geçecek. Bölgede en büyük askeri güç NATO olacak. Mısır, Cezayir, Tunus ve Fas güçlendikçe, NATO'nun taleplerine karşı çıkmayacak. Tunus önceleri bu plana karşı çıkıyordu. Ancak süreç öyle bir şekilde ilerlemeye başladı ki, Tunus'un karşı tarafta durması ülkenin ulusal güvenliği için bir risk oluşturacaktı.
NATO, yenilenmek zorundaydı ve yenileniyor. Eski sistem, NATO'nun ağır hareket etmesini sağlıyordu.
Yeni sistemle birlikte çok hızlı hareket edecek bir NATO, birçok ülkede etkin olacak. Amerika Birleşik Devletleri'nin istediği de buydu. Tabii bu yenilenme için büyük bir paraya gereksinim duyulacak. İşte orada da devreye Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri girecek. Bu iki ülke, Washington'ın planlarına maddi destek verme konusunda hiç problem çıkarmadı.
Hem de Akdeniz'deki petrolden hiçbir talepte bulunmadan onay verdiler. Şimdi ABD ile birlikte hareket eden Suudi Arabistan, geleceğini kurtardığını düşünse de Akdeniz'deki plan tamamlandıktan sonra asıl problemi kendi yaşayacak. Çünkü Suudi Arabistan kesinlikle bölünecek.
Bu sayede etkinliği olan, petrolü olan bölge Arabistan'ın en güçlü ülkesi olacak. Yani bugünkü Suudi Arabistan.
Ancak küçülmüş olduğu için daha kontrol edilebilir olacak. Asıl ilginç olan ise Veliaht Prens Selman da ülkenin bölüneceğini ve yüzölçümü olarak küçük bir alanın kralı olacağını bilmesi.
Ayrıca itirazı olmadan da kabul etmesi.
Tabii ki ABD büyük güç, tabii ki Washington cesur. Ancak bir ülkenin lideri bölünmeyi kabul ederek adım atması şaşırtıcı.
Yemen, İran'la olan yakınlığı nedeniyle ikiye bölünecek. Husiler'in olduğu bölge yokluk içinde hayatta kalmak için çabalayacak. Bu kararlar alındı ve adım adım işleniyor.
Anlayacağınız bugünlerde Akdeniz'e sınırı olmak büyük bir şans...
ABD, geçmişte sessiz kaldığı bölgelere şimdi NATO'nun gücü ile gelmeye karar verdi. O nedenle NATO'nun etkinliğinin arttığı bir döneme doğru ilerliyoruz..

https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/07/10/baskan

Afrika.




9 Temmuz 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreninde Yaptıkları Konuşma

Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreninde Yaptıkları Konuşma

09.07.2018
Aziz milletim,
Değerli devlet ve hükümet başkanları,
Değerli meclis başkanları ve devlet başkanı yardımcıları,
Değerli ülke temsilcileri,
Yurt içinden ve yurt dışından gelen değerli dostlar,
Hanımefendiler, beyefendiler;
Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Ülkemiz tarihinin bu en önemli gününde bizimle beraber olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
24 Haziran seçimlerinde oylarıyla, dualarıyla, destekleriyle şahsımızı bu göreve layık gören vatandaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Dünyanın her köşesinde kalpleri bizlerin başarısı için atan tüm kardeşlerimize de sevgilerimi sunuyorum. Bugün burada bizzat bulunarak veya ekranları başından bizleri takip ederek sevincimizi paylaşan herkesi saygıyla selamlıyorum.
İlk Cumhurbaşkanlığı görevim için adaylığımı açıkladığım günkü gibi Rabbime yalvarıyorum: Bizleri bugünlere eriştiren Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun. Rabbim, çıktığımız bu kutlu yolculukta ayaklarımızı doğruluk üzerine sabit kıl. Rabbim, göğsümüzü genişlet, hayır işlerimizi kolaylaştır.
Bugün Rabbimize ve onun yarattıklarına, yani halka hizmet için bir güzel yolculuğa hazırlanıyoruz. Ya Rab, bizi kibirden muhafaza eyle. Ya Rab, bizi hasetten muhafaza eyle. Ya Rab, bizi haksızlıktan, adaletsizlikten, zulümden beri eyle. Ya Rab; bizi, ailemizi, bütün yol arkadaşlarımızı yolların tuzaklarından koru. Sen ki her şeye gücü yetensin.
Bu mübarek günde dileğimiz odur ki, bu milleti bir kez daha zaferle müjdele ya Rabbi. Bugün çıktığımız kutlu yolculuğu Türkiye için, milletimiz için, insanlık için hayırlara vesile eyle ya Rab. Allah’ım, yalnız senden yardım dileriz. Rabbim, bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Amin amin amin.
Evet, dört yıl sonra bir kez daha aynı duygularla amin diyorum. Rabbim nasip etti, bir kez daha milletimizin teveccühüyle bu göreve geldik. Üstelik bu defa Cumhurbaşkanlığı makamına, değişen yönetim sisteminin gereği olarak yürütme organının tüm yetkileriyle birlikte geldik. Allah bizi milletimize mahcup etmesin. Rabbim milletimize ve tüm insanlığa yapacağımız hizmetlerde yolumuzu aydınlatsın, işimizi kolaylaştırsın.
Aziz milletim, değerli dostlar;
40 yılı aşkın süredir siyasetin içindeyiz. Biz siyaseti hep Allah rızası için, milletimize hizmet etmek için yaptık, efendiliğe değil, özellikle millete hizmetkar olmaya geldik. Hizmetkarlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli-gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle milletimize layık olmaya çalışacağız.
Şairin dediği gibi;
“Bütün iyi kitapların sonunda,
Bütün gündüzlerin,
Bütün gecelerin sonunda
Meltemi senden esen,
Soluğu sende olan
Yeni bir başlangıç vardır.”
Biz de Türkiye olarak, Türk milleti olarak bugün burada, sizlerin huzurunda yeni bir başlangıç yapıyoruz.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçiyoruz. Geçmişte yol açtığı siyasi, sosyal ve ekonomik kaoslar sebebiyle ülkemize çok büyük bedeller ödeten bir sistemi artık geride bırakıyoruz. Bundan sonra milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı çalışmalarını yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir.
Belediye başkanlığımdan başlayarak başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevlerim boyunca vesayetten darbelere, terör saldırılarından ekonomik tuzaklara kadar her türlü sıkıntıyı yaşamış bir siyasetçiyim. Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir. Türkiye, Osmanlı’dan beri tarihinde ilk defa kritik bir yol ayrımında tercihini darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir.
Bu vesileyle, girdiğimiz her mücadelede yanımızda olan, bilhassa Pazar günü ikinci yıldönümüne ulaşacağımız 15 Temmuz darbe girişiminde canları pahasına istiklallerine ve istikballerine sahip çıkan milletime şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde, darbenin hemen ardından Meclis’te yapılan anayasa değişikliğini 16 Nisan halkoylamasında kabul ederek bu tarihi reforma destek veren milletimin her bir ferdine gönülden teşekkür ediyorum.
Aziz milletim, kıymetli dostlar;
Büyük İslam mütefekkiri İbn Haldun, ‘coğrafya kaderdir’ diyor. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimiz çok geniş bir coğrafyada kurulmuş, büyümüş ve tarihe karışmıştır. Bir başka ifadeyle, Türkiye Cumhuriyeti 2200 yılı aşkın bir devlet geleneğini temsil etmektedir. Bugün yine çok geniş bir coğrafyada hemen hepsinin de temsilcileri aramızda bulunan tarihi süreklilik bakımından kendimizden ayrı görmediğimiz pek çok dost ve kardeş devlet var.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun vatandaşları olarak bizler, kaderimizin merkezine Anadolu’yu yerleştirdik. Bin yıl önce Malazgirt’te Anadolu’ya serptiğimiz tohumlar Türkiye Selçuklu Devleti’yle hemen boy vermişti. Osmanlı genç bir fidan olarak devraldığı devlet bayrağını İstanbul’un fethiyle 3 kıta 7 iklimi içine alan ulu bir çınara dönüştürdü. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında yaşlanan çınarı Cumhuriyet aşısıyla yeniden gençleştirdik. Bugün burada milletimize 95 yıllık Cumhuriyetimizi yeni bir yönetim anlayışla şahlandırmanın sözünü veriyoruz. Milletimizin bize sağladığı bu imkanı en iyi şekilde kullanarak, güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye için yola koyuluyoruz.
Ülkemizin, isimleri farklı vahşetleri benzer, hedefleri aynı olan terör örgütlerinin en yoğun saldırılarına maruz kaldığı bir dönemde, bu senaryoya karşı cevabımızı Rabia’mızla vermiştik: Tek millet demiştik, tek bayrak demiştik, tek vatan demiştik, tek devlet demiştik. Hamdolsun, milletimizin bizimle birlikte bu 4 ilkeye sıkı sıkıya sarıldığını gördük. Millet olarak bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk ve böylece tüm engelleri aştık, tüm tuzakları bozduk.
Milletimiz 24 Haziran’da sandıkta bir kez daha görevini yerine getirmiştir. Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası için kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır, ama çok çalışmaktır. Vakit, hedeflerimize daha kararlı, daha hızlı şekilde yürüme vaktidir. Bugün ‘Bismillah’ diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır. Böylece bizden sonraki nesillere kendi vizyonlarını gerçekleştirebilecek güçte bir Türkiye bırakmayı amaç ediniyoruz.
Biz paylaşmanın bereketine inanan, dostlarıyla, kardeşleriyle birlikte yol yürümekten, onlarla birlikte kazanmaktan memnuniyet duyan bir milletiz. Dünyanın her anlamda bir yapılanma sürecinde olduğu günümüzde bu yaklaşımın çok daha anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve işbirliği olduğuna inanıyoruz.
Yeni dönemde Türkiye demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileriye gidecektir. Bu şekilde güçlenen Türkiye, elindeki imkanları kendi vatandaşlarıyla hep birlikte tüm dostları ve kardeşleriyle paylaşmayı sürdürecektir. Hep söylediğimiz gibi, bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut örneğidir. Dostluğunuz ve kardeşliğiniz için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
Aziz milletim, değerli misafirler;
Bu gece kabinemizi açıklayarak yeni yönetim sistemimizin mimarisine uygun şekilde icraatlarımıza başlıyoruz. Yarın devlet geleneğimize uygun şekilde önce Azerbaycan’a ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilk ziyaretlerimizi yapacak, Çarşamba günü de NATO Zirvesi için Brüksel’e gideceğiz. Cuma günü Hacıbayram Camii’nde kılacağımız Cuma namazını müteakip kabinemizin ilk toplantısını gerçekleştireceğiz. Yeni dönemi yine artık bizim alametifarikamız haline gelmiş olan reform ve bu reformlarla birlikte de yenilenmenin adımlarını kabinemizle birlikte inşallah atacağız. İskeletini oluşturup çatısını çattığımız yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşacağız.
Bürokrasi değil, hizmet üreten bir devlet yapısını inşa etmiş durumdayız. Kılavuzumuz yine demokrasi olacak, milli iradenin üstünlüğü olacaktır. Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız. Bu ülkede insanların herhangi bir sebepten ötürü dışlandığı, ötekileştirildiği, zulme maruz kaldığı dönemler inşallah bir daha geri gelmemek üzere geride kalmıştır.
En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız. En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır.
Eğitim ve kültür politikalarımıza geçmiş dönemlerden çok daha fazla önem vereceğiz. Türkiye’yi savunma sanayinden sınır güvenliğine kadar her türlü alanda güçlendireceğiz. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için, makroekonomik dengelerden yatırımlara kadar her alanda çok büyük hamleler yapacağız. Bugüne kadar tamamladığımız projelerimiz en büyük referansımızdır. Halen devam eden yatırımlarımızı ve milletimize taahhüt ettiğimiz projeleri hayata geçirmekle kalmayacak, çok daha büyük işlere imza atacağız.
Sosyal politikalar bizim görünmeyen zaferimizdir. Türkiye’yi hiç kimsenin yokluktan, yoksulluktan dolayı aç, açıkta kalmadığı, çocuğunun eğitimini ihmal etmediği, geleceğinden umudunu kesmediği bir ülke haline getirme yolunda çok büyük mesafe kat ettik. İnşallah yeni dönemde ülkemizin sosyal devlet niteliğini çok daha güçlü hale getireceğiz. Diğer tüm alanlarda da milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde Türkiye’yi büyütmenin, güçlendirmenin çabası içinde olacağız.
Bir kez daha yeni yönetim sistemimizin hayırlı olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanlığı Görevine Başlama Törenimize iştirakiniz için her birinize ayrı ayrı şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Bu güzel günümüzü paylaşmak üzere yurt dışından gelen tüm misafirlerimize özellikle şükranlarımı sunuyorum.
Dün akşam saatlerinde Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında meydana gelen elim tren kazası sebebiyle törenimizin halk oyunları, lazer ve ışık gösterileri gibi kutlama bölümlerini iptal ettik. Bu kazada ölen kardeşlerime Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralı kardeşlerime Rabbimden şifalar diliyorum ve tüm yakınlarına başsağlığı diliyorum, milletimizin de başı sağ olsun.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Kalın sağlıcakla.