2 Temmuz 2017 Pazar

Yazıtlar Kraliçesi: Bilge Tonyukuk Yazıtı


TONYUKUK KİTABESİ: ESKİ BİR TÜRK ŞAHESERİ[1]
(Modern Türkiye'nin Bilge İltiriş'i Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ithaf edilmiştir)

MARTIN SPRENGLING[2]
Çeviren: MEHMET İNHAN[3]

GİRİŞ

Taş ve bronz üzerine kazılmış binlerce yazıt, çağlar öncesinden çeşitli korunum durumlarında günümüze değin ulaşmıştır. Bu satırların yazarı, bunlardan çoğunu bir düzine çağdaş Avrupa dilinde; Yunanca ve Latince'de, Mısır, Sumer, Babil, Hitit, Elamca gibi dillerde; Sina dili, İbrani, Fenike, Arami, Nebati, Palmira ve Suryani dillerinde; Güney ve Kuzey Arap dillerinde; Eski Farsça, Pehlevi ve Modern Farsça'da yazılmış olanlarını görmüştür. Bunl arın çoğu, öylesine abartılarak övülmüş, tanıtılmış ve üne kavuşturu lmuştur ki, sonunda Batı Dünyası, insanlık tarihinin Mısır, Babil, ve Hitit İmpara­ torlukları, İsrail,Yunanistan ve Roma tarafından oluşturulduğuna inanmıştır. Ancak son yıllardadır ki Çin, Hindistan ve Japonya, Amerika ve Avrupa'nın bilincine kendilerini adeta zorla dayatmaktadırlar.

Sözü geçen ve üzerinde biraz bilginiz olan beş temel yazıt, işte bu Uygurlar öncesi imparatorluğun yetmiş yılının 40-55 yıllık bir süresini kapsar. Bunlardan yalnızca bir tanesinin runik metnini (görece en az önemli ve en harab durumda olanı) Lwow'da 1928'de basılan Polonya dergisinde (Kotwicz ve Samoilovitch, "Le Monument Turk d'Ikhekhuchotu", Rocznik Orjentalisryczny, cilt 4, 1926, sayfa 60-107) kolayca bulmak mümkündür. Ongin abideleri adı verilen diğerleri çok dikkat çekicidir. Ne var ki, öylesine yetersiz yayımlanmışlardır ki, haklarında güvenilir pek az şey söylenebilir. Günümüz alfabesine çeviri ve tercümesi açısından en geniş biçimde ele alınan ve en iyi yayını yapılan yapıtlar, bir bakıma birbirlerini tekrar eden ve imparator Bilge Kağan ve küçük kardeşi Kültegin onuruna dikilen iki büyük yazıttır. Beş yazıt arasında en iyi ve bütünsel olarak konmuş olanı ve her bakımdan olağanüstü özellikler taşıyanı ise büyük başbakan Tonyukuk'un özgeçmişini anlatan kitabesidir.

Yaptığımız bu monografik denemenin konusu, sözü edilen yazıtlar dizisinin dayanak noktasını oluşturan işte bu kitabedir. Yalnızca bu beş yazıtın değil, daha eski Türkçe yazıtların arasında da en önemlisi, şüphesiz olarak en dikkat çekicisi ve ne yazık ki bugüne dek en az incelenmiş olanıdır. Bu çalışmanın yazarının elinde runik metin olarak yalnızca Radloff'un yayınladığı Die alttürkischen Inschrijten der Mongolei (Zweite Folge ı899) bulunmaktadır. Aynı yazarın Atlas'ı elimde bulunmamaktadır. 

Bu çalışmalarda yaşlı vezirin cümlelerinde bol bol kullandığı özel deyimlerin, cümlelerinin ve anlam inceliklerinin okunup anlaşılabilmesinde en büyük katkı ise, bilimsel çeviri notlarının da göstereceği gibi, İstanbul'da Hicri 1333-35 yıllarında yayınlanan Kaşgarlı Mahmut'un mükemmel eseri Divânu­Lugati-t' Türk'ün kapsamlı kullanımından sağlanmıştır.

Bu temel çalışmalara dayanarak ve gerçekten büyük bir kişiliğe sahip olan bu yaşlı devlet adamının engin bilgi ve deneyimlerinin derinliğine ulaşmak amacıyla defalarca yapılan yoğun denemeleri okuma sonucunda yazar, kendisinden önceki değerli bilim adamlarının çalışmalarını birkaç adım ileriye götürmüş olduğuna ve bu çalışmada ortaya koyduğunun yeni bir okuma olduğuna emindir. Bu büyük yazıt, yeniden ele alınmaya ve yeni bir yayına layıktır. Yazıt üzerindeki çalışmalarını bir grup uzman öğrenciyle sürdürürken, yazar, sık sık şu soruyla karşılaşmıştır başka bir eserde raslamış mıydınız?" Yazarın yanıtı defalarca "Hayır!" olmak durumundaydı.

Çalışmalar ilerledikçe, yazarın, yaşlı vezir Tonyukuk üzerinde çalışırken dünyanın en güçlü dehalarından biri üzerinde çalışmakta olduğu inancı güçleniyordu. Böylesi canlı ve açık bir üslubu, güçlü bir düşünceyi, anlatım yeteneğini yaşlı hatibin özgeçmişinde (apologia pro vita sua) sergilediği biçimiyle ortaya koyan bir başkasını bulabilmek için insanın çok derinlere inmesi, konuyu çok geniş kapsamlı olarak ele alması gerekir. Ondan üstününü bulmak, özellikle taş yazıtlarda böyle bir şeye rastlamak, gerçekten ender bjr buluş yapmak demek olur.

Karşılaştığımız bu eser yalnızca en üst düzeyde ve birincil önemde bir tarihi yazıt değildir; burada elimizde hazinelerin en enderi, Eski Türk edebiyatının özgün bir yapıtı bulunmaktadır. Bu eser bir şiir değil, bir dram değil, bir tarihçe ya da bir hikaye veya öykü değildir. Herşeyiyle kendine özgüdür! Başyapıt, şaheser, şaşmaz bir kesinlikle içinde bulunduğu ortamı en verimli biçimde değerlendiren bir eserdir. Bu açıdan, Sezar'ın "Değerlendirmeler'' (Commentary) adlı eseri ile karşılaştırıldığında ondan aşağı kalmayacaktır. Özellikle taş yazmalar üzerine, bu çalışmanın yazarı ve danışabildiği tüm meslekdaşları, dünyadaki büyük yazıtlar arasında Türk Tonyukuk'un kitabesinin özlü mükemmeliyetine yaklaşan, değil daha üstününü, eşdeğer ini dahi tanımamaktadırlar.

Bu kralların ve krallıkların yaşlı yaratıcısı günlük sade diliyle, görünürde saf ve amaçsız bir ifade ile satırlarda dolanarak, kimi cümleleri tekrar ederek, gereksiz bir özgünlük arayışıyla kendisini zorlamadan, maharetle kaleme alınmış öyküsünü anlatmaya başlar. Gerektiği zaman, gerekli gördüğü yargıya zorlamadan, açıklıkla ulaşmaktadır. Eylemi doğuran zorunluluk durumları süratle ve büyük bir açıklıkla çizilmektedir. İçinde devirlerin değiştiği bu büyük yaşam öyküsünün dönüm noktalarını oluşturan büyük olaylar ve başarılar doğal bir biçimde yerli yerine oturmaktadır. 

Sürecin bütünü, sonunda, temel başanları bir kez daha toparlayan kısa ve özlü bir değerlendirmeyle özetlenir. Buruklaşmayan ancak iğneleyici ve hicivli bir sonsöz aslında bir sonu, bir sona erişi değil, ileriye umutlu bir bakışı ve yeni bir başlangıcı vurgulamaktadır.

Bu kısa özetle, var olan olanaklarla elde edilen en iyi metnin yayınlanmasıyla, dipnotlu bilimsel çevirisiyle ve İngilizce dilinde daha edebi kılınmaya çalışılan biçimiyle umuyoruz ki bu yazıtlar Kraliçesinin önemi, güzelliği ve onuru İngiliz ve Batılı yazarlara daha yakından tanıtılmış olur. Yazar burada eski Türk edebiyatının bir şaheserinin sözkonusu olduğunu Türk okurlar için de açıklığa kavuşturduğunu ummaktadır. 

Eğer yeni başkentleri Ankara'da çağdaş Türkler, Romalı Augustus'un kendileriyle bağdaşmayan şöhretli gölgesi altında yaşamak durumunda kalıyorlarsa, karşılığında pekala başarıları en az Romalınınki kadar büyük, anlatımı ise çok daha güçlü olan atalarından birinin varlığını kıvançla gözler önüne serebilirler. 

M. Sprengling : “Tonyukuk Kitabesi: Eski Bir Türk Şaheseri”, çev. Mehmet İnhan, Erdem,II/6,Eylül1986,717-727. http://www.akmb.gov.tr/userfiles/files/EskiErdem%20pdf/Erdem_06.pdf







[1] "Tonyukuk's Epitaph: An Old Turkish Masterpiece," The American Journal of Scmitic Languages and Literatures, cilt 56, sayı 1 (Ocak 1939), sayfa 1 ve devamı.
Makale şu kısımlardan oluşmaktadır: Giriş, Metin, Açıklamalı Bilimsel Çeviri, Edebî Çeviri ve Metnin Yeni Alfabe ile Transliterasyonu.
Ayrıca bkz. "Tonyuquq's Epitaph:Transliterated Text and New, Scientifically Annotat cd Translation, The American Journal of Semitic Languages and Literatures, cilt 56 (1939), sayfa 355 ve devamı.
[2] Şikago Üniversitesi.
[3] Yüksek Elektronik Mühendisi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme