13 Mart 2017 Pazartesi

Prof. Dr. Haluk Alkan: Bürokrasi siyaset dikte edemeyecek

Yeni bir hükümet sistemi öneren anayasa değişikliğini şimdiye dek hep anayasa hukukçuları ve siyasetçiler değerlendirdi. Fakat paketin bir de siyaset bilimi uzmanlarınca; devlet işleyişi ve kurumlar açısından kritik edilmesi gerek.
  1. Cumhurbaşkanı Kararname yetkisi bürokratik vesayetin önlenmesinde hayati öneme sahip. Bu sayede halka hesap vermeyen özerk bürokratik mekanizmaların, politika dikte etmesi ve kararlara ortak olmasının önüne geçilmiş olacak.
  2. Güçlü vesayet-zayıf siyaset üzerine kurulu mevcut sistemi 18 madde ile değiştirmek mümkün olacak mı? Bürokratik oligarşi aşılabilecek mi? Bir direnç olmadan tecrübe devri sağlanabilecek mi? Bürokratik yavaşlık ve vasatlık son bulacak mı? Bürokrasinin iktidar ortaklığını önlemek açısından bu paket neler vaat ediyor?
  3. BÜROKRASİ SİYASET DİKTE EDEMEYECEK Bürokratik vesayetin önlenmesi nasıl sağlanacak? Kararname yetkisi bu açıdan hayati öneme sahip. Cumhurbaşkanı halka vadettiği politikalarla ilgili düzenleme ve atama yetkilerine sahip olacak. Dolayısıyla, yürütme alanında, halka hesap vermeyen özerk bürokratik mekanizmaların, politika dikte etmesi ve kararlara ortak olması gibi sonuç doğurabilecek bir zeminin oluşmasının önüne geçilmiş olacak. Böyle bir sonuç çıksa dahi bu, Cumhurbaşkanının hatalarına bağlı olabileceği için halk rahatlıkla seçtiği kişiyi sorumlu tutabilecek. 
  4. PERFORMANS ÖNE ÇIKAR Bürokrasinin iktidara ortak olmasının önlenmesi önemli ancak bürokraside biriken tecrübenin devlet yönetimi için iktidara devredilmesi de önemli. Bürokrasinin yeni sisteme uyumu nasıl sağlanacak? Burada iki husus var. Birincisi politika belirleme ve uygulamada stratejik öneme sahip üst kademe yetkililerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanıp, görevden alınabilecek olması. Dolayısıyla bu kişiler belirlenirken, profesyonelliğin esas alınması zorunlu, aksi takdirde siyaset yaptığı atamadan dolayı halka hesap verir. Halktan onay almış, politikaların hayata geçirilmesinde liyakat sahibi uzman kişilerle çalışmak Cumhurbaşkanı için son derece önemli.
  5. İkinci husus sınav ve atama yöntemi ile göreve gelen bürokratik kadrolarla ilgili. Burada seçim işlemi ile ilgili yasal düzenlemelere ve Cumhurbaşkanı kararnamesine bağlı olarak oluşturulacak birimlerin seçiliş sürecini yöneteceği, kurumlar arasında işbirliğini sağlayacağı mekanizmaların üretilmesi gerekecek. Performans ile görevde kalma ilişkisi kurulacak. Performansı geri kalan bürokratların, hizmet içi eğitime alınması, daha etkili olabilecekleri birimlere kaydırılmaları, bunların hiç birinden sonuç alınamaz ise görevden alınabilecekleri yeni bir sistem ile ancak bürokrasi dinamizm kazanabilir.
  6. TECRÜBE ŞANTAJA DÖNÜŞMEZ Uzak-yakın geçmişte belli kurumlarda bürokrasinin direndiği, kurum/devlet tecrübesini iktidarla paylaşmayarak iktidarın yanlış yapmasını beklediği durumlar oldu. Başbakanların bürokratik oligarşinin karşısında aciz kaldığını, şikâyet ettiğini de biliyoruz. Benzer bir direnç olursa? Dediğim gibi, bürokratik oligarşinin dayandığı mevcut mekanizmalar, kurumsal açıdan yeni sistemde artık olmayacak. Bu zeminde vesayet söylemi inandırıcı olmayacak. Tabii ki değişim zaman alacak, ancak artık yalnızca mevcut tecrübeye bağımlı kalınmayacak, tecrübe transferi de mümkün olabilecek.    
  7. BÜROKRATİK YAVAŞLIK BİTER Siyasi-ideolojik direnç olmasa da bürokratları siyasi iktidarın talimatlarını yerine getirme konusunda sıkıntıya sokacak bir diğer sorun; bürokratik çarkların çokluğu ve yavaşlığı. Yeni sistemde bunu aşmak mümkün olabilecek mi?  Yeni sistem kararnameler yolu ile kamu kurumlarının oluşturulmasına imkân tanıyor. Tabii bütçesi Meclis tarafından onaylanmak koşulu ile Cumhurbaşkanı, etkililiğin gerektirdiği her türlü kurumsal düzenleme ve revizyonu kararnameler yolu ile yapabilecek. 
  8. Dolayısıyla daha hızlı karar alabilen, belli hayati hizmetlere ve alanlara odaklı yeni kamu yönetimi birimleri oluşturulabilecek. Bu, bakanlıkların altında yapılabileceği gibi, büsbütün yeni kurumlar oluşturulmak suretiyle de hayata geçirilebilecek. 
  9. Yeni atama sistemi, siyaseten denetlenebilir bir bürokratik yapı doğurmaya elverişli. Dolayısıyla hizmet açısından hata yaptığında, bunun doğrudan denetlenebileceğini bilen bir personel kültürü oluşabilecek.
  10. MECLİS BY-PAS EDİLMİYOR, BİLAKİS… Yasama ve yürütme arasında rol dağılımında bir karmaşa yaşanabilir mi peki? Cumhurbaşkanı kararnameleri yasamadan rol çalmak mıdır mesela? Meclisin by-pass'ı anlamına gelir mi? Cumhurbaşkanı kararnameleri yasamanın yasa yapma fonksiyonunda zaafa yol açmasın diye bu değişiklik paketinde nasıl bir tedbir alındı? Değişiklik açık biçimde yürütme alanında kararname çıkarılabileceğini belirtiyor. Anayasa bu konuda altı alan sayıyor. Bakanlık kurma, kamu kurumu oluşturma, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Devlet Denetleme Kurulu, Bakanları ve üst kademe kamu görevlilerini atama ve Genel Kurmay Başkanlığı. Dikkat edilirse bunların hepsi yürütme alanındaki kurum ve görevlilerle ilgili. Değişiklikler bununla da yetinmiyor. Kararnamenin yasama alanı karşısında sınırını da çiziyor. Hak ve özgürlükler alanında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak örneğin. Yani Trump’ın seyahat özgürlüğünü kısıtlayan kararnameleri bizde söz konusu olmayacak. Kanunla düzenlenmiş bir konuda kararname çıkartılamayacak. Olası bir çatışmada kanun maddeleri öncelikli olacak. Yine Meclis çıkartabileceği bir kanunla, kararnameyi kaldırabilecek. Bence bu konuda fazla titizlik gösterilmiş. Ama yasamanın önceliğinin korunduğu da son derece açık.

Fadime ÖZKAN
fozkan@stargazete.com
Prof. Dr. Haluk Alkan: Bürokrasi siyaset dikte edemeyecek
13 Mart 2017 Pazartesi

http://www.star.com.tr/yazar/prof-dr-haluk-alkan-burokrasi-siyaset-dikte-edemeyecek-yazi-1196019/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme