12 Eylül 2017 Salı

İPEK YOLU’NUN STRATEJİSİ GÖKTÜRKLERDEN


Eski Uygur ve Soogh dili uzmanı 
Fransız bilim adamı 
Prof. Dr.  Etienne de La Vaisseire.


İPEK YOLU’NUN STRATEJİSİ GÖKTÜRKLERDEN

Türk egemenliğinin batıya yayılmasında da etken olan Göktürkler, Soğdlar ile ittifak yaparak Çin ipek ticaret yollarını da ellerine geçirdiler. 

Stratejik adımı Eski Uygur ve Soogh dili uzmanı Fransız bilim adamı Prof. Dr. Etienne de La Vaisseire şu şekilde anlatır: 

“Tonyukuk’un bu yazıtlarda bahsettiği gibi, Türk İmparatorluğunun 6.yy’da ve hemen 7.yy’ın başında bir Moğolistan dönemi var, sonra Gobi’nin güneyindeki faz ve 8.yy’da da yeniden Moğolistan dönemi. Türk imparatorluğunun bu üç safhasının tamamında, Türk politik iktidarı ile Soğdların elinde olan ekonomik güç arasında rollerin dağılımını saptıyoruz. 

O zamanlar pek tanınmamış olan Soğdlar, bin yıl önceden buradalardı; Buhara ve Semerkant’ta -mevcut Tacikistan, Özbekistan- birlikte Türk kağanlığını yarattılar; bir tür ortaklık -Türkçede partnere “ortak” deniyor-. Örneğin elimizde Türk kağanlarının, ipek ruloları İstanbul’a, Bizans’a kadar götürüp satmaları için Soğd tüccarlara para verdiklerini gösteren Bizans metinleri var. 

2 yy boyunca bir yanda Türk imparatorluk iktidarı ile diğer yanda İpek Yolu denen büyük ticaret aksı-ağı içinde Buhara’dan, Semerkant’tan, Taşkent’ten Soğd tüccarlar arasında çok sıkı bir ortaklık var. Gerçekten de bu ortaklıkta temel olan, merkezinde olan fenomen, Türk politik iktidarı ile Soğd tüccarlar arasındaki gümrüksüz ticari ortaklık. 

Bu da Bizans’a kadar Türk büyükelçilerin gidişini, Çin’le Türk İmparatorluğu arasındaki ilk büyükelçi değişimini ve alışverişin Soğd tüccarlar tarafından sağlanmasını ve Türklerin, ipek ticaretinin ötesinde büyükelçi olarak Soğd tüccarlar tarafından temsil edilmesini açıklamaktadır. 

Son yıllara tarihlenen yeni bir keşfe göre, Tonyukuk yazıtı ya da Bilge Kağan ya da Köl Tikin yazıtında Moğolistan lehine, steplerde ve Gobi’nin kuzeyinde kalanlar lehine yazılmış bütün övgülü konuşmaları gerçekten anlamakta zorlanıyoruz ve şimdilerde bu konulardaki incelemeleri sürdürüyoruz.”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme