2 Eylül 2017 Cumartesi

Yağ İskelesi, Haliç Kenarı, Eminönü











Seyahatname'nin birinci cildinin daha ilk sayfalarında Hikmet-i Hudâ sebeb¬
i seyâhat ve geşt ü güzâr-ı vilâyet
 başlığı altında gördüğü rüyayı şöyle anlatır Ev¬
liya Çelebi:
İstanbul'da 1040 Muharrem'inin aşure gecesi (19 Ağustos 1630)
evimizin köşesinde değirmi yastık üzerinde murat uykusuna
mıştık. Bu hakir, kendimi uyku ile uyanıklık arasında
Yemiş İskelesi yakınında, helal ve temiz para ile yapıl¬
mış, edilen duaların kabul olduğu Ahi Çelebi Ca¬
mii'nde gördüm. Derhâl cami kapısı açıldı,
tepeden tırnağa silahlı askerlerle, nurlu camiin
içi nur yüzlü cemaatle doldu. Sabah namazının sünne¬
tini kılıp salavat-ı şerifeye başladılar.
Evliya Çelebi de minber dibinde oturmuş bu nur yüzlü cemaati seyrede¬
rek hayran kalmıştır. Yanındaki nur yüzlü kişiye sorar:
-Benim sultanım, mübarek zatınız kimdir, mübarek isminizi bağışlar mısınız?
Nur yüzlü kişi, sağlığında cennetle müjdelenen on kişiden Ebi Vakkas
oğlu Sad olduğunu söyleyince Evliya Çelebi hemen bu kişinin elini öper. Ca¬
mide sağ tarafta ışıklar içinde oturmakta olan kişileri sorduğunda:
-Onların hepsi peygamber ruhlarıdır, gerideki safta bütün evliya ve as-
fiya ruhlarıdır. Bunlar Sahabe-i kiram, Muhacirin, Ensar, Erbab-ı suffe,
Kerbela şehitleri ve sadıklarıdır. Mihrabın sağında Hz. Ebubekir ve Hz.
Ömer, solunda Hz. Osman ve Hz. Ali vardır,cevabını alır.
Camideki cemaatin hepsi din ulularıdır. Hz. Muhammed ise mihrapta
oturmaktadır. Evliya Çelebi bu cemaate müezzinlik yapar. Namaz bitince Ebi
Vakkas, Evliya Çelebi'ye tevhit sonrasında hemen kalkıp Hz. Muhammed'in
mübarek elini öpüp “
Şefaat ya Resulallah" demesini öğütler. Çok heyecanlanan
Evliya Çelebi'yi Ebi Vakkas oğlu Sad, elinden tutarak Hz. Muhammed'in ya¬
nına götürür ve:
-Sadık âşıkın ve ümmetinden Evliya kulun şefaatini diler, diye söyleyince daha
da heyecanlanan Evliya Çelebi, Hz. Muhammed'in elini öperken 
"Şefaat ya
Resulallah"
 diyeceği yerde "Seyahat ya Resulallah!" der.
Hazreti Peygamber gülümseyerek:
-Allah'ım şefaati, seyahati ve ziyareti sağlık ve esenlikle kolaylaştır, diye dua et¬
tikten sonra 
el-Fatiha der, cemaat de Fatiha suresini okuyarak bu duaya katılır
(I, 7b).
Evliya Çelebi daha sonra camideki bütün mübarek kişilerin ellerini öper,
hayır dualarını alır. Dönemin tanınmış rüya yorumcularına rüyasını anlatır.
Yorumcular, rüyasının dünyayı gezip dolaşan seyyah olacağı, güzel bir sonla
görevini bitirip Hz. Muhammed'in şefaatiyle cennete gireceği anlamına gel¬
diğini söylerler.
İşte böylece Evliya Çelebi, dünyanın en ünlü seyyahı olur...
Gördüklerini, yaşadıklarını, duyduklarını yazıya geçirerek de ünlü eseriSeyahatname'yi yalnızca Türk milletine değil bütün insanlığa bir bilgi hazinesi
olarak bırakır.
Evliya Çelebi







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder