26 Ağustos 2016 Cuma

Tefekkür Medeniyeti: Düşünce Tarihimizi İnceleyen Düşünürlerimiz: Kenan Çağan

Münevverden Entellektüele: Modernleşme, İslamcılık ve Yerlilik

Türkiye’de düşünce tarihi çalışmaları oldukça sınırlıdır. Bu sınırlı oluşun temel sebeplerinden birisi Türkiye’de entelektüelin geçmişle problemli bir ilişki geliştirmiş olmasıdır. Düşünsel ve siyasal tecrübeye yönelim ne / nasıl olmalıdır? Tarih Türkiye’de geçmişten bugüne küsülmesi veya barışılması, hesaplaşılması (moda tabirle yüzleşilmesi) ya da her şeyiyle sahiplenilmesi gereken bir politik yönelim olarak ilgi görmüştür. Tarihe bu biçimde yaklaşım aslında şizofrenik bir düşünce dünyasının yansımasıdır. Dahası politik yönelimler de dönemsel ve konjonktürel farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla bir düşünür ele alınırken dönemin koşulları bilinmeli, o koşullardan ne derece farklılaştığı tespit edilmelidir. Meseleye bu şekilde yaklaşıldığında Türkiye’de düşünce dünyasının temel özelliklerinden bir diğerinin entelektüel kamunun neredeyse koro halinde konuşması olduğu görülecektir. Yaşadığı dönemde tek başına söz alabilen, koroda bir ahenk bozukluğu yaratabilen düşünür heyecan uyandırıcıdır.

Türkiye’de düşünce tarihinin bir diğer önemli sorunu düşünürlerin önemli bir kısmının aynı zamanda edebî metin de üretmiş olmasıdır. Bu durum ilgili düşünürün kavranması daha zor olan düşünsel yönelimlerinden ziyade daha kolay gözüken edebî metinlerine yönelmeyi beraberinde getirmiştir. Belli bir akademik taassup içerisinde kaleme alınan bu metinlerin de katkısı neredeyse yok hükmündedir. Kenan Çağan bu kitapta düşünce tarihinin bu çok temel iki sorununa, olumlu ya da olumsuz, bir biçimde temas eden entelektüellerin düşünsel nosyonlarına odaklanmaktadır. Tabii ki bu çok temel iki yanlışın tuzağına düşmeden.

http://www.kitapyurdu.com/kitap/munevverden-entellektuele-amp-modernlesme-islamcilik-ve-yerlilik/375517.html&manufacturer_id=24093



Entelektüel ve İktidar

En azından teoride bilgi, düşünce ve eylemin mimarı olarak tanımlanan entelektüelin, karar verme süreçlerinde ikilemler yaşayan diğer insanların karar verebilmelerindeki etkisi bilinmektedir. Bu yüzden entelektüelin suskunluğa gömülmesi sadece kendini inkar değil, aynı zamanda ihanetinin de ifadesidir.
Oysa giderek yaygınlaşan küresel terörün kimliğine ve amaçlarına ilişkin en sağlam bilgiyi entelektüeller verebilir. Bunun için entelektüele gerekli olan biraz yürek, bir parça sağduyudur. Entelektüellerdeki güç kaybı bireysel ve toplumsal gelecek kaybı ile eşanlamlı olarak değerlendirilebilir. İnsanlığın doğruya, adalete, hak ve özgürlüğe nasıl ihtiyacı varsa aynı şekilde bu değerlerin ödünsüz bekçileri olma zorunlulukları bulunan gerçek entelektüellere de ihtiyacı vardır. Oysa entelektüelin de kendini güçten düşüren merkeziyetçi ve bencil kayıtçılaktan, zorbalıktan kurtarması gerekir.
http://www.kitapyurdu.com/kitap/entelektuel-ve-iktidar/76516.html&manufacturer_id=24093




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme