11 Şubat 2018 Pazar

GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ 12 Şubat 2018



GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ


“İlk düşünürümüz Bilge Tonyukuk’a (646-726) minnetle”

12 Şubat 2018

Belli ki, emperyaller bu coğrafyayı yeniden dizayn etmeye karar vermişler, bunun için de Kürtlerin kanını masaya koyan bir örgütle anlaşmışlardır. Suriye’nin önemi, çok fazla doğal kaynak zengini olmasında değil, Ortadoğu’nun zengin kaynaklarının Türkiye hattı dışında Akdeniz’e farklı bir hattan ulaştırılması arzusunda yatıyor. Öte yandan, dünyanın ticaret dengesini köklü şekilde değiştirecek İpek Yolu/Kuşak-Yol projesini engellemek için de bu yörelerin önemi öne çıkıyor.”. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/markar-esayan/hakikat-ruhuna-sahip-cikmak/haber-707066


PKK terör yapılanmasının bilinen hikâyesine bakıldığı zaman yanıltıcı olan hususlar vardır. Bunlardan ilki PKK’yı kuranların başlangıçta Türk istihbaratının kullandığı elemanlar olduğu söylencesidir! İlk yanlış burada başlamaktadır. Başta cinayet örgütünün şefi olmak üzere, Türk istihbaratının kullandığı söylenen örgüt elemanlarını gerçekte kullananın GLADYO yapılanması olduğunu anlamak için özel istihbarat bilgisine gerek yoktur. NATO karargâhına bağlı olarak, birçok Avrupa ülkesinde bu karargâhın bulunduğu her yerde harekete geçen bu yapıyı anlatan birçok çalışma ve yayın vardır. Bunlara bakıldığında bu yapının o ülkelerin iç siyasetini vesayet altına almak, istikrarsızlaştırmak üzere, terör örgütlerinden mafyaya kadar her türlü unsuru kullandığı açıkça ortaya konulmuştur.”. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/vedat-bilgin/kiminle-savasiyoruz/haber-707020


Aslan Doğan, “Silikon vadisi yatırım yapacak star-up arıyor, bizde start-up var, para yok. Para verecek olanlar ise, fikre ortak olmak istiyor. Oysa gençlerin önünü açacak mekanizmaların oluşturulması gerekiyor. Aslında devlet teşvikleri yeterli, teknoparklar, kuluçkalar son derece başarılı, fakat bir start-up’ın ürünleşmek için kelebek kadar ömrü var. Bu nedenle teşvik mekanizmasını, mevzuatı hızlandırmak gerekli. Risk sermayesi çok az. Büyük kurumların risk sermayesi oluşturup, start-up’lara yatırım yapması ve onların yollarına bağımsız devam etmelerini sağlaması gerekiyor” diyor.”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/yerli-yazilim-gelissin-demekle-olmaz-firsat-vermek-lazim/402784

“Korelilerle çalışmış olanlar beni daha iyi anlar. İşin özü; adamlar deli gibi çalışıyor, inanılmaz bir hırs ve enerjileri var çünkü başka şansları yok. Biz farklıyız.”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/kore-ornegi-iskandinav-referansi/402769


Ülkemin aydınları teknoloji takıntısı yüzünden tarımı görmezden geliyor ama dünya devlerinin ana oyun alanlarından biri de tarımdır. Dünyaya hükmettiği iddia edilen dev gruplar tohum, ilaç vb zirai ürünleri petrol kadar kritik görüyorlar. Hiç hafife alınacak bir konu olmayan tarım bizde popülizmin zirve yaptığı gerileyen bir alandır. Tarımsal ürünlerimizin markalaşması, coğrafi işaretler filan denince de kimse sesini çıkarmıyor. Hatta hafif bir aşağılama hissi alıyorum bunlardan bahsettiğim ortamlarda. Elin oğlu Mars’a gidiyor, seninki peyniri, kayısıyı markalaştırmaktan bahsediyor şeklinde bir bakış var. Marka konusu da genelde bir moda meselesi olarak ele alınıyor ülkemiz entel ortamlarında. Bu konularda da yazacağım çok şey var ama yerim bitti. Haftaya kalsın…”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/kore-ornegi-iskandinav-referansi/402769


Gerçekten de Türkiye’nin elinde, dilinde, gönlünde, beyninde, özünde, gözünde, davranışlarında hala yaşayan ve tüm dünyanın teslim ettiği kucaklayıcılığımızdan daha derin bir paradigma var mıdır? O halde bu iş, biz Türklere düşmez mi? Yesevi’yi, Yunus’u, Mevlana'yı, Hacı Bektaş’ı, Pir Sultan’ı yani Anadolu'nun Horasan’ın ve İslam'ın o müthiş insanlık olgusunu dünyaya yeniden deklare etmek biz Türklerin görevi değil mi? 
Çin’in hümanizm atağını da alkışlayalım fakat bizim eski seciye ve ahlakımız, kültürümüz, Hz. Ömer’in adaleti, Hz. Ali'nin ilmi, Hz. Muhammed’in yaşayışından daha derin ve kapsayıcı paradigmalar serisi olabilir mi? 
Paradigmalar rekabetinde bizler izleyici olup bir paradigmayı mı destekleyeceğiz, yoksa kendi eşsiz paradigmalar serimizi mi dünyaya sunacağız? İkincisini yaparsak karşımızda kimse duramaz. 
Bunca mazluma kapıları, kucakları her daim açık olan bir milletin gözler önündeki erdemler serisini niye dünyaya servis etmiyoruz? Paradigmalar rekabetinde niye biz Türkler açık ara önde olmamıza rağmen başkalarının peşinden gidelim? (bitti)”. http://www.gunes.com/yazarlar/omer-ozkaya/paradigma-rekabeti-3-850992

Küresel piyasaları vuran gelişme Türev balonu çıkmasın

 Eğer sorun ekonomik gelişmelerden kopuk ve normal piyasalardan çok daha büyük türev piyasalardan çıktıysa işin toparlanması çok zorlaşacak. Çünkü merkez bankaları ellerindeki aletleri kullandı ve türev ürünler konusu da para otoritelerinin ana işi değil.”. http://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/1833879-kuresel-piyasalari-vuran-gelisme-turev-balonu-cikmasin

Uzun süre oturmak bedene ihanet

Bir sandalyeye, koltuğa ya da kanepenin köşesine ilişip birkaç dakika oturmak, azıcık dinlenip nefes almak muhakkak ki güzel bir şey. Ne var ki oturmanın da fazlası tıpkı yiyip içmenin fazlası gibi bedene iyi gelmiyor. Uzun süre oturan bedenlerde zamanla bazı sorunlar başlıyor. Ve ne yazık ki o sorunların mühim bir kısmı hayatı tehdit edebilen ciddi hastalıklara da dönüşebiliyor. Kısacası hayatın her alanında olduğu gibi oturmakta da işi abartmamak, ifrattan kaçınıp makulü tercih etmek ve biraz tedbirli olmak gerekiyor. “Peki, neden?” diyorsanız buyurun...”. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/uzun-sure-oturmak-bedene-ihanet-40738823


2017'yi Çin'in yüzde 6.8, Hindistan'ın 6.7 büyüme ile tamamladığının tahmin edildiği bir ortamda, Türkiye'nin bölgesinde siyasi ve askeri boyutta mücadele verdiği bir ortamda, bu iki ekonomiye en az 0.7-0.8 puan fark atmış olmak her tür takdiri hak eder. “. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/kerem-alkin/2018/02/12/g-20nin-buyume-sampiyonu-turkiye

“ABD'nin bölgeye sevk ettiği 5 bin TIR silahın, çözüm ortağı gibi davrandığı PKK'yı (diğer adıyla PYD) donatması, Zeytin Dalı'nın ister istemez kendisine de uzanacağını gösteriyor. Bugün Afrin, yarın Münbiç ve orada fotoğraf çektirmeyi maharet sayan ABD ile sıcak temas...
Son söz: Zeytin Dalı'ndan rahatsız olan "pirincimizdeki beyaz taşlara", Biz Münbiç'e girmezsek PKK- PYD- ABD terör ortaklığı, Hatay'a girecektir, haberiniz olsun...”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/12/pkk-pyd-abd-teror-ortakligi

Son söz : Yeni bir büyüme dalgası ortaya çıkıyor ve bu dalga her değeri önümüzdeki 10-13 yıl içinde 3 katına taşıyacak. Bu dalgaya katılanlar aynı oranda büyürken, kaçanlar VE “SİNSİCE MİLLET TÖKEZLESİN” diye bekleyenler YENİ TÜRKİYE’nin büyük fırsatlarından uzak kalacak ve ülkelerine sırt dönmelerini tarih yazacak! 2018-2019 DÖNEMİ “SİNSİLER” için son viraj olacak!”. http://www.star.com.tr/yazar/her-alanda-sinsileri-not-etmeye-devam-yazi-1308423/

İçeriden yapamadığınızı dışarıda deniyorsunuz..
Askerimizi ve tankımızı ABD askerleri vuruyor!
Sizinle işimiz o gece bitti…
Sizi içeride rezil ettik, dışarıda da yeneceğiz
ABD’nin hiçbir askeri orada kalamayacak..
Bu, uzun soluklu, 21. yüzyılın mücadelesi..

“Kurucu akıl”, “kurucu nesil” harekete geçti..
Türkiye’yi her büyük buhranda yeniden ayağa kaldıran “kurucu akıl” bir kez daha harekete geçmiştir. Bir büyük başlangıç için, bir büyük yükseliş için tarihin akışı değiştirilmiştir.
Bu kuşak bir kurucu nesildir. Siyasi lideriyle, kadrosuyla, askeriyle, polisiyle, iş dünyasıyla, medyasıyla, sivil örgütleriyle, bugünkü kuşak, yüzyıllara damga vuracak o “kurucu aklı” temsil etmektedir.
Ve milletimiz, şanlı bir mücadele vermektedir. Bu mücadele bugün Afrin’dedir yarın Fırat’ın doğusunda olacaktır. Ama hep sınırlarımızın dışında olacaktır…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme