3 Ağustos 2021 Salı
Yağ İskelesi
22 Mayıs 2021 Cumartesi
Sivil Mimarimiz
Alper H. YAĞCI
@YagciAlper
Türkiye’yi baştan başa kaplayan apartmanlar neden bu kadar çirkin? Sivil mimari neden bu kadar sakil? Geleneksel mimariyle ve kırla ilişkisi neden bu kadar kopuk? Yoksulluktan deyip çıkamayız, daha yoksul pek çok toplum daha iyi durumda. Göçebelikten de değil. Çünkü:
Selçuklu ve Moğol dönemlerinde henüz göçebelik geçmişi tazeyken, Anadolu bozkırındaki kentlerde mimari harikalar yaratıldı. Bu kentlerin çoğu Osmanlı’nın geç yüzyıllarında silikleşti, cumhuriyet döneminde çirkinleşti.
Çünkü, galiba, 16. yüzyıldan sonra üç büyük şey oldu...
Bir, Akdeniz’i Asya’ya bağlayan ticaret yolları Atlantik’e kaydı. Anadolu kenarda kaldı. Daha önce kendi başına dinamizm kaynağı olan iç kentler, limanların hinterland’ına ve başkentin iaşe kaynaklarına dönüştü.
İki, aynı sürece paralel olarak, sanatsal ilham kaynağı İran coğrafyasıyla geçişkenlik kayboldu. Osmanlı ve İran devlet dinlerinin zıtlaşması ve İç-Doğu Anadolu Türkmenlerinin bu zıtlıkta “karşı” tarafta kodlanarak Osmanlı merkezinden sosyal olarak uzaklaşması rol oynadı.
Bunun parçası olan Celali isyanları Anadolu’nun iç bölgelerinde nüfus gerilemesine ve yerleşim yerleri arasında kopukluğa yol açtı. Köyler izole oldu ve kırsal kültür prematüre bir şekilde ‘aşağı kültür’ haline geldi. Bu mesela Avrupa ve Japonya’daki tarihi süreçten çok farklı.
Çarpık kentleşme meselesini köyden göç ve hızlı kentleşmeyle açıklarız genelde. Ama şu soru baki kalıyor: kente gelenlerin getirdiği mimari kültür neden bu kadar cılız, hatta sakil? Anadolu'nun burada tarif ettiğim tarihsel yoksunlaşmasıyla yakından ilgili olduğunu düşünüyorum.
Bu thread ilginç etkileşimler aldı. Birkaç noktayı biraz açayım. Selçuklu'dan sonra kültürel olarak çoraklaşan kentlerden bahsettim. Peki Osmanlı mimarisini yok mu sayacağız? +++
Türkiye’yi baştan başa kaplayan apartmanlar neden bu kadar çirkin? Sivil mimari neden bu kadar sakil? Geleneksel mimariyle ve kırla ilişkisi neden bu kadar kopuk? Yoksulluktan deyip çıkamayız, daha yoksul pek çok toplum daha iyi durumda. Göçebelikten de değil. Çünkü:
Osmanlı mimarisi, hem karakter hem miktar olarak en çok İstanbul, Rumeli & Kuzeybatı Anadolu'ya ait (ve gayrimüslim zanaatkarlara çok şey borçlu). Benim yazdığım ise Anadolu'nun geri kalanındaki kültürel mirasın şehirlerimizin bugünkü çehresini nasıl şekillendirdiğiyle ilgili.+++
Bugün batı kentlerinin nüfusunun büyük çoğunluğu son elli yılda bu kentlerden göç etmiş aileler. Çifte Minareli Medrese'den, Gök Medrese'den, Yivli Minare'den, Akhan kervansaraydan sonraki asırlarda maalesef mimari üretimini canlandıramamış kentlerden.++
Kentlerimizin çehresini belirleyen şey sırf akademide öğretilen mimari doktrinler değil, bu nüfusun (talep) ve inşaatlarını teslim ettikleri Karadenizli müteahhitlerin (arz) öncelikleri ve beğenileri.++
Genç mimarlar bundan rahatsız oldu :) Cumhuriyet dönemi ulusal mimarlık, Türk modernizmini yok mu sayacağız vb gibi. Arkadaşlar bu akımlar anıtsal ve istisnai örnekler yarattı. Ben kitlesel sivil mimariden bahsediyorum. Şu tablodan bahsediyorum.++
Bu salt (hatta öncelikle) mimarlara ait bir sorunsal değil zaten. Toplumun mimari bilgi ve beğeniye ne kadar talepte bulunduğu, onu ne kadar hayat pratiğine kattığı sosyal, ekonomik, siyasi bir mesele.
Çevre Bakanı Kurum millet bahçesi yapılacak Salda Gölü çevresi talimat verdi: İmara aykırı yapı...
Çevre Bakanı Kurum millet bahçesi yapılacak Salda Gölü çevresi talimat verdi: İmara aykırı yapı kalmasın
Geçen twitterda bir yazı okumuştum,toplum olarak yeme içme alışkanlıklarımızı değiştirmekten başlamamız gerek şeklinde.Ulkemizin 3 tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen balık tüketiminin yeterli ilgiyi gormemesinden dolayısıyla omega 3 alımının yetersizliğinden
Dolayısıyla zinde ve dinç bireylerden olusmadigimiz tarzi bi durumdan http://bahsediyordu.Ne kadar haklı.Spor,sanat,mimari estetik vs kendiliğinden olamayacağına göre toplumca biseyleri değiştirmek başarmak istiyorsak temelden,en baştan topyekün bi çalışma yapmamız gerekiyor..
16 Mayıs 2021 Pazar
İlk Türk Camileri
MISIR
Tolunoğlu Camii (Arapça: مسجد أحمد بن طولون) Mısır'ın Kahire kentinde bulunan eski bir cami. Tolunoğulları devletinin kurucusu Türk kökenli devlet adamı Ahmed bin Tolun tarafından 879 yılında yaptırılmıştır. Sarmal şeklindeki minaresinin caminin yapısıyla tam uyuşmaması minarenin daha sonra inşa edildiği düşündürmektedir. Memlük sultanı Laçın el-Mansuri döneminde ana yapıya eklenmiş olması muhtemeldir.https://tr.wikipedia.org/wiki/Toluno%C4%9Flu_Camii
TÜRKİYE
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar Kop, Kars’a 45 kilometre uzaklıkta Anı’da bulunan Ebul Menuçerh Camii’nin Anadolu’da bilinen ilk Türk camisi olduğunu belirtti.
Kop, minaresinde Kufi yazı stiyle ‘Bismillah’ yazan Anadolu’daki ilk Türk camisinin, 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Anı kentini fethetmesinden sonra Anı Beyi olarak atadığı Menuçehr tarafından 1072 yılında dikdörtgen planlı iki katlı olarak yapıldığını, caminin tavanında Selçuklu dönemi yıldız motifleri bulunduğunu ve sekizgen köşeli minareye 99 basamaklı merdivenle çıkıldığını söyledi. https://www.milliyet.com.tr/yerel-haberler/kars/anadoludaki-ilk-turk-camisi-ebul-menucehr-12084378
14 Mayıs 2021 Cuma
Greater China Business Strategy
China Business Strategy
Traveller’s Photos: Shanghai and Coastal China
Traveller’s Talk: Eastern Coast of China. Shanghai and around.
Traveller’s Talk: Center of China Civilisation. Heathland.
Traveller’s Photos: South China. Canton Province.
Traveller’s Talk: South of China. Canton and Pearl River Delta.
Traveller’s Talks: Strategy for China Business
Traveller’s Photos: China in 1987
Traveller’s Beijing, China in 1987
Hong Kong Business Strategy
Traveller’s Talk: Strategy for Business Success in Hong Kong
Traveller’s Talk: Businessman Mr Ng of Hong Kong and Business Strategy
Traveller’s Talk: Alibaba Vision of Jack Ma.
Traveller’s Photos: Hong Kong Memorials
Traveller’s Talk: Hong Kong Memorial Friends
Traveller’s Talk: Hong Kong Memories
Traveller’s Photos: Hong Kong
Traveller’s Talk: An Expatriate in Hong Kong 1987-2001
Taiwan Business Strategy
Traveller’s Photos: Asian Tiger Taiwan.
Traveller’s Talk: Taiwan’s Business Strategy
13 Mayıs 2021 Perşembe
15 Temmuz darbe girişiminin tam olarak aydınlanması için...
Bazen büyük laflar edilir. "Tarih büyük bir yargıçtır." "Tarihe havale ediyorum." Ya da "Tarih ortaya çıkaracaktır" gibi. Ama bazen böyle olmayabiliyor. Yani zamanla biz gerçekleri öğrenemeyebiliyoruz. Tam tersine zaman gerçekleri daha fazla örtbas edebiliyor. Örnek vermek gerekirse, ben bu darbe girişiminin görünümünü, 1909'daki 31 Mart Olayı'na benzetiyorum. 31 Mart Olayı'nı aradan 100 seneden fazla zaman geçmesine rağmen, kimin düzenlediğini halen bilmiyoruz. Birçok çalışma da yapıldı bu konuda.
Acaba Abdülhamit'in kendisi mi düzenledi? Yani bir kontrollü darbe ve ayaklanma mıydı? İttihatçılar mı düzenledi? Yoksa İngiliz desteğiyle yapılan bir ayaklanma mıydı? Gericiler mi, yani siyasi İslamcılar mı düzenledi? Ya da Prens Sabahaddin'ciler mi düzenledi? Bu konuda 4-5 tane görüş var. Ama aradan 100 yıl geçti, 31 Mart'ı kimin düzenlediğini bilmiyoruz. Dolayısıyla tarih bunu ortaya çıkaramadı. Bilgiler, belgeler ortaya çıkmadı.
Ama bir tarihçi olarak şunu söyleyebilirim. 31 Mart, İttihat Terakki'nin işine yaradı. Yani İttihat Terakki mi düzenledi, Abdülhamit mi düzenledi, onu bilemem. Ama şunu bilebiliyorum: 31 Mart sonrası döneme baktığımda, İttihat Terakki yaşanan olayları kendi çıkarına çok iyi kullandı. FETÖ'nün yaptığı belli olan 15 Temmuz darbe girişiminin tam olarak aydınlanması için iktidarıyla muhalefetiyle bütün demokratik kesimlerin gayret sarfetmesi çok çok önemli. Ancak Bu darbe girişiminden sonra da iktidar partisinin olağanüstü hâli kullanarak, kendi iktidarını pekiştirdiğini ve otoriterleşme eğilimi içinde olduğunu görüyorum. Bunu hepimiz gözlemliyoruz.
https://www.dw.com/tr/15-temmuzu-31-mart-olay%C4%B1na-benzetiyorum/a-39702403